Temmuz 31 2010 21:41:34
Müftülük Menü

Ana Sayfa

MÜFTÜLÜĞÜMÜZ

» Tanıtım
» İl Müftümüz
» Daire Personeli
» Müftülüğümüz Duyuruları

DİN HİZMETLERİ
» Dini Günler
» Ramazan Ayı Hizmetleri

HAC VE UMRE
» Umre Organizasyonu
» Hac Organizasyonu
» Hac Rehberi

MÜFTÜLERİMİZ
» İlimiz Müftüleri
» İlçemiz Müftüleri

İLÇE MÜFTÜLÜKLERİ
» Ayancık Müftülüğü
» Boyabat Müftülüğü
» Durağan Müftülüğü
» Dikmen Müftülüğü
» Erfelek Müftülüğü
» Gerze Müftülüğü
» Saraydüzü Müftülüğü
» Türkeli Müftülüğü

CAMİLERİLERİMİZ
» Merkez Camileri
» Köy Camileri

FAALİYETLER
» Konferanslar
» Sosyal Faaliyetler
» Kutlu Doğum Haftası
» Camii ve Din Gör.Haft.

Namaz Vakitleri

Bilgiler

D.İ.Başkanlığı
Müftülükler
Yayın Hizmetleri
Diyanet Vakfı
Din Hizmetleri
İlahiyat Fakülteleri
Eğitim Hizmetleri
Türkiye.gov.tr
Envanterler


Harita

Hoş Geldiniz
2010 UMRE ORGANİZASYONU

Ömürlük Tecrübe: Yaşlılık
Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de “Allah, sizi güçsüz olarak yaratan, sonra güçsüzlüğün ardından bir güç veren, sonra gücün ardından bir güçsüzlük ve yaşlılık verendir.” (Rum, 54) ayet-i kerimesiyle çocukluktan yaşlılığa insan hayatının merhalelerine işaret edilerek, güçsüzlük ve yaşlılığın kaçınılmaz bir süreç olduğu belirtilmiştir. Şüphesiz hayatın böyle farklı merhalelerden oluşmasında pek çok hikmetler vardır. Hayatın son evresi olan ve Kur’an’ın “erzeli’l-umur” (ömrün en zor/en güç çağı) (Nahl, 70) adını verdiği yaşlılık dönemi, fiziki olarak güçsüzlük dönemi olsa da, ömür boyu elde edilen bilgi ve tecrübelerin ışığında bir muhasebe ve olgunluk dönemi olması bakımından önemli bir evredir.

Dünya hayatının geri döndürülemez akışı, kulun sürekli olarak bir muhasebe bilincine sahip olmasını gerektirmektedir. Yaşlılık dönemi, insanın o zamana kadar farklı yönlere çevirdiği ilgisini tekrar kendisine çevirmesi ve gönül dünyasını daha da zenginleştirmesi için önemli bir fırsattır. Derin bir muhasebe bilinci elde etme imkânına sahip olan yaşlılar, gerek söz ve davranışlarına yansıyan olgunlukları, gerekse bu döneme kadar elde etmiş oldukları bilgi ve tecrübe birikimleri ile diğer insanların güvenine mazhar olurlar. Bu açıdan yaşlılar, hayat tecrübeleri sayesinde gençlerin yükünü hafifleten, hayatın anlamına dair onları bilgilendiren ve yönlendiren bir rehber konumundadırlar. Yaşlılarımız aynı zamanda geçmiş ile gelecek arasında köprü vazifesi gören, dinî değerlerimizi ve kültürel mirasımızı bugüne taşıyan değerlerimizdir.
Öğrencinin Din Eğitimine Gönüllü Katılımı
Din eğitimi, gücünü dış unsurlardan değil, bizzat kendi mahiyetinden ve niteliklerinden almalıdır. Böylesi bir güce sahip olma düzeyi yükseldikçe din eğitiminin çekicilik niteliği artacaktır. Kendi mahiyeti ve nitelikleriyle çekici hâle gelmeyi gerçekleştirdiği oranda din eğitimi etkin ve verimli olacak; talep edilir konuma gelecektir. Öğreneni/öğrenciyi güdüleyici dış unsurlar, ilk etapta harekete geçirici rol oynayabilirler; ama öğrenenin ilgisini sürekli çekme imkanı sağlayamazlar. Din eğitimi etkinliğinin bizzat kendi çekiciliği ise, öğrenenin ilgisini sürekli canlı tutacak güce sahiptir.

Kuşkusuz, din eğitiminin çekiciliğinden söz ederken onun, muhatapları / öğrenenler / öğrenciler için çekici olmasını kastediyoruz. Öğrenenin yaşı, statüsü, kültürel düzeyi, din eğitiminin yapıldığı mekân, şartlar, din eğitimini yürüten kişi vs. ne olursa olsun bu ilke her halükârda geçerlidir, gözetilmelidir. Din eğitimi yapmaya çalışan anne babadan tutun, fakültedeki öğretim elemanına kadar herkesin bu ilkenin hakkını vermeye çalışması kaçınılmazdır. Çünkü, bu yapılmadığı takdirde, öğrenme-öğretme sürecinin hiçbir basamağında başarılı olunamaz; dolayısıyla din eğitimiyle gerçekleştirilmesi beklenen amaçlara ulaşmak şöyle dursun, tam aksi sonuçlara yol açılabilir.
Yaşama Tutunmak
İnsan dünyaya ağlayarak gelir. Etrafını saranlar ise sevinçlidir. Anne elemle geçen uzun bir süreçten sonra yavrusuna kavuşmanın verdiği mutlulukla çektiği tüm sıkıntıları bir anda unutmuştur. Babanın sevinci de anneninkinden aşağı değildir. Evi neşelendirecek ve herkese dertlerini unutturacak bir oyuncakları olmuştur. Büyüklere uygun canlı bir oyuncak...

Çocuk büyüdükçe anne sevgisini, baba sevgisini tadar. Kardeşleriyle hayata bağlanır. Yaşlı dedesi ve ninesinin farklı şefkatiyle bir başka olur. Hayatı etrafındaki birkaç insanla şekillenir. Sonra okul dönemi, ardından evlilik ve ortalama herkesin yaşadıkları...

İnsanı hayata bağlayan sadece anne babası ve kardeşleri, yetiştiği evin efradı değildir. Ebeveyninin geçtiği süreçten o da geçer. Çoluk çocuğa karışarak kendisini hayata bağlayan nedenlerin sayısı artar. Bu arada bunlara dostları eklenir. İdealleri eklenir. Ülke sevgisi eklenir. Saymaya kalkacak olsa kendisini hayata bağlayan ne kadar da çok neden olduğunu görür. Öyle ki, anne babasından ayrı kaldığında, eşinden ve çocuklarından uzak düştüğünde yüreğinde tahammül edemediği bir sızı durmaksızın deveran edip durur. Rüyalar bile artık aynı merkeze odaklı olur. Yurt dışına çıkıp uzunca bir süre memleket dışında kalmak durumu söz konusu olduğunda sevdiği insanlardan uzaklaşmanın hasretine bir de yurttan uzaklaşmanın acısı eklenir. Ülkesinden insanlara rastladığında veya vatandan bir nesneyi gördüğünde, bir habere şahit olduğunda yüreğinde bir şeyler kıpır kıpır olur. Hem sevinir hem de yarası depreştiği için üzülür.
Önemli Bilgiler

      

      

Bilgiler

 
Dini Köşe
Mevzuat
Hatm-i Şerif
        Linkler
   Telefon Rehberi
E-Bordro
Saat-Tarih

       

Kur'an-ı Kerim

       

Hutbeler



» Aylık Hutbeler

Dini Bilgiler

Dini Bilgiler
 
Web Kütüphanesi
 
Dini Sorular
 
Kur'an-ı Kerim ve Meali
 
Esmaül Hüsna

       

Tarihi Değerlerimiz

» Kitabeler
» Mezar Taşları
» Mihraplar
» Sinop Çeşmeleri
» Hamamlar
» Kaleler
» Cezaevi ve Kitabeleri
» Türbelerimiz
» Pervane Medresesi
» Gazi Çelebi Türbesi

İletişim

Daire İletişim
Tel : 0 368 261 15 19
Tel : 0 368 260 13 05
Faks: 0 368 261 46 88

Hac Bürosu
Tel : 0 368 261 83 53
Dahili: 134

Dahili No'lar

Mutemet :111
Personel :140 - 135
İda.Ma.İş :111-114
Din.Hzm :125

Bilgi İşlem
VHKİ: 107

E-Mail:
sinopmuf@diyanet.gov.tr

Hava Durumu
Sayfa oluşturulma süresi: 0.01 saniye KARADENİZ BİLİŞİM - AJANS & ORGANİZASYON